TNPD, CETAD ve TPD'den Ortak Açıklama: Eğiticinin Bilgi Ve Beceri Hiyerarşisinden Doğan Üstünlüğünü Cinsel Sınırları İhlal Ederek Kullanması, Bir Cinsel Şiddet Türüdür

Dünya Sağlık Örgütüne göre cinsel şiddet; bir kişinin karşısındaki kişiyle arasındaki ilişki biçimi ne olursa olsun, o kişiden cinsel bir fayda ya da kişi üzerinde güç elde etme girişimi; sözle, bakışla ya da herhangi bir cinsel eylemle kişiye yaklaşma, kişinin cinselliği üzerinde baskı kurma gibi davranışları sosyal, psikolojik ya da fiziksel güç yoluyla karşı tarafa uygulamasıdır. Cinsel şiddetin bir türü olan cinsel taciz ise, fiziksel temas olmaksızın gerçekleştirilen, kişinin rızasına dayalı olmayan ve süreklilik arz etmeyen durumlar da dahil olmak üzere, cinsel nitelikli söz, tavır veya diğer davranış biçimlerini ifade eder. Cinsel taciz, toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin sıklıkla görülen bir biçimidir ve kişilerin istihdamda ve eğitimde hak kayıplarına uğramalarına, insan hakları ihlaline yol açan, fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz etkilendikleri bir sorundur.

Eğiten ve eğitilen ilişkisi katı etik kuralları olan, eğiticiye yükümlülükler getiren ve eğitilen yararına sürdürülmesi gereken bilimsel bir sözleşmedir. Eğiticinin bilgi ve beceri hiyerarşisinden doğan üstünlüğünü cinsel sınırları ihlal ederek kullanması, bir cinsel şiddet türüdür. Cinsel şiddeti görmezden gelmek, basitleştirmek ya da sıradan bir soruşturma konusu kabul etmek sadece akademiye hasar vermekle kalmaz suçu yaygınlaştırır, saldırganı cesaretlendirir. Bu açıdan bir kurumda yönetici/eğitici pozisyonda bulunup, cinsel taciz ya da yıldırma iddiasıyla soruşturması veya yargılanması devam eden ya da bu eylemlerle ilgili cezası kesinleşmiş bir kişinin aynı kurumda veya benzer görevde çalışmaya devam etmesinin mutlaka önlenmesi gerekir.

Tüm kurumlarda, cinsiyete dayalı şiddetin her türüyle ve cinsel tacizle mücadele etmeye yönelik, yıldırma, taciz ve bunlarla ilişkili akademik hak kayıplarının değerlendirilmesini ve takip edilmesini amaçlayan, kurumda çalışan bütün kesimlerin temsil edildiği, etik ve hukuk alanından uzmanların da yer aldığı özel kurulların oluşturulmasına acilen ihtiyaç vardır. Eğitim ve hizmet amaçlı bütün kurumlarda, kadın akademisyenlerin, öğrencilerin ve çalışanların bu alandaki sorunlarını doğrudan iletebilecekleri, bağımsız bir yapılanma içinde değerlendirmenin yapılmasını, çözüm ve destek sağlanmasını mümkün kılacak bir kanal sağlamak üzere özel birimler ve kurulların oluşturulması gereklidir. Ayrıca bu kurullara toplumsal cinsiyet rollerine dayalı şiddet ve cinsel tacizle ilgili farkındalık sağlamak yoluyla, hafifletme ve yok sayma girişimlerinin önüne geçilmesi de mümkün olacaktır.

Türk Nöropsikiyatri Derneği

Türkiye Psikiyatri Derneği

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği

 

 

Duyurular

Özlem ve Saygıyla Anıyoruz